Zirvedekiler

20.10. 2013


İç pazarın yanı sıra dışarıda da boy gösteren firma, bu alandaki varlığını daha da güçlendirmek niyetinde. Bunun ilk adımını da Avrupa'da bir şirket kurarak yapmak istiyor. Avrupa pazarında çelik kapı anlamında ciddi boşluklar gördüklerini aktaran Yalçın Pekguzel. "AB'de son yıllarda bir takım güvenlik sıkıntıları baş gösterir oldu. En büyük neden de gelir dağılımı. Bu nedenle güvenli çelik kapı pazarında bir hareketlilik söz konusu.

Bugüne kadar pazarda hep tasarım ön plandaydı. Bu boşluk odak noktamıza Avrupa'yı almamızı sağladı. İtalya ve Almanya'da görüşmelerimiz sürüyor. Şirket satın alma yoluna gidebiliriz. Şu anda değerlendirme aşamasındayız. Bu olmasa bile kendi firmamızı kuracağız. Yıl sonuna kadar bu konu netleşmiş olacak. Bugune kadar Ortadoğu, Afrika ve Türk Cumhuriyetlerine ihracat yapıyorduk. Şimdi rotamızda Avrupa var ve oraya da güçlü girmek istiyoruz" bilgisini verdi.

KOPYACILAR HIZIMIZA YETİŞEMİYOR
Sürekli yenilik peşinde olduklarını anlatan Yalçın Pekgüzel, önümüzdeki süreçte markalarını daha da dinç hale getireceklerinden söz ederek, şöyle devam etti: "Yangına dayanıklı kapı konusunda yeni çalışmalarımız var. Şu anda Avrupa'da kullanılan bir sistemi kullanacağız. 2014'te hayata geçecek. En son dünyada bir ilk olan cam yüzeyli çelik kapıyı yapmıştık. Şimdi buna ek olarak doğal taş yüzeyli çelik kapı yaptık. Sürekli yeni ürün çıkarıyoruz. Kopyacılar bile bizim hızımıza yetişemiyor."

Aydın'da doğdu Avrupalı oluyor
Sur ve Astaş markalarıyla çelik kapı sektörünün önde gelen kurumlarından Aydınlı Pekgüzel Şirketler Topluluğu, Avrupa'ya açılıyor.
Her şey 1930'lu yıllarda dede Mehmet Salih Pekgüzel'in sıcak dövme ve de mir işine girmesiyle başlar. 1992'de ise Aydınlı Pekgüzel Ailesinin üçüncü kuşak temsilcileri, çelik kapı üretimiyle yeni bir başarı öyküsünün ilk adımlarını atar. 'Astaş' ve 'Sur' markalarıyla çelik kapı üreten Pekgüzel Şirketler Topluluğu, bugün sektörde gerçekleştirdiği pek çok 'ilk'le adından söz ettiriyor. Cam ve doğaltaş yüzeyli çelik kapı bunlardan sadece birkaçı.
Şimdilerde şirketin gündeminde ise Avrupa odaklı büyüme var. Bunun ilk adımı ise yakında atılıyor. Nasıl mı? Bunun iki formülü var.

Birincisi. İtalya ya da Almanya'dan bir şirketi satın almak. Diğeri ise, Avrupa'da kendi firmasını kurmak. Çatısı altında 'Astaş", 'Sur' ve 'Culina' markalarının yer aldığı Pekguzel Şirketler Topluluğu nun Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Pekgüzelle kuruluş öyküsünü ve yem hedeflerini konuştuk.
Üç kuşaktır Aydın'da demir çelik sektöründe yer aldıklarını anlatarak söze başlayan Pekgüzel, ilk adımı dedesi Mehmet Salih'in attığını, daha sonra 1950'li yıllarda baba Süleyman Pekgüzel'in sektöre giriş yaptığını söyledi. Yalçın Pekgüzel şöyle devam etti: Birçok ilke imza attı "1970li yıllarda ise demir kapı ve pencere üretimine başlandı. 1992'de babamın vefatının ardından yönetime geçtim. O dönem emaye küvet üretimi yapan bir şirketi satın aldık. Oradaki makine parkurunu kullanarak çelik kapı üretimine başladık. O yıllarda Türkiye'de çelik kapı pazarı yeni yeni gelişiyordu. Ağırlıklı olarak ithal ediliyordu. Fiyat olarak da çok pahalıydı.
Bizim Türkiye'de ilk çelik kapıyı üretmemizin ardından ithalatçı firmalar piyasadan çekilmeye başladı. Çünkü, biz onların fiyatlarının çok altında piyasaya ürün sunmaya başladık. Astaş'ın yanına daha sonra Sur Çelik Kapı markasını ekledik. Burada daha çok daha üst segment ürünler yapıyoruz.
Her iki markamızda da birçok ilke imza attık. Çelik kapı ve sistemlerimiz uluslararası güvenlik ekolü Chütern İnstitute tarafından test edildi ve onaylandı. Türkiye'nin yangına karşı dayanıklılığının test edilip Chiltetn International Fire belgesiyle uluslararası tescil alan ilk çelik kapısını ürettik. Dünyada ilk kez depremde otomatik açılan çelik kapı da bize ait." Avrupa Patent Ofisinden onaylı 18 ürünü bulunan şirketin Türk Patent Enstitüsü'nden de 20-25 faydalı model patenti bulunuyor. Yine Türk Patent Enstitüsü'nden onaylı 50'ye yakın tasarımı mevcut. Türkiye'nin ARGE yatırım miktarı ve tasarımcı sayısıyla lider olan Sur Çelik Kapı dünya ölçeğinde bir profile sahip olma özelliği taşıyor. Bunun en büyük ispatı da Türkiye Patent Ofisi'nde en çok patent ve tasarım başvurusu yapan firma ünvanına sahip olması.

OTEL MOBİLYASI DA ÜRETİYOR
Çelik kapı üretiminin yanı sıra 'Culina' markasıyla otel mobilyaları üretimi de şirketin başka bir faaliyet konusu. Bu arada üretimin yüzde 95'i ihraç ediliyor. Yalçın Pekgüzel'in "iyi bir üretim tesisimiz ve makine parkurumuz var" dediği 'Culina', Türkiye pazarında da ağırlığını hissettirmeye başlamış. 4 ve 5 yıldızlı birkaç önemli projenin mobilyalarını hazırlıyor. Önümüzdeki günlerde bu daha da hareketlilik kazanacak gibi.


HIRSIZA KARŞI GARANTİ
Yalçın Pekgüzel devam niteliğinde bir işe daha imza attıklarını vurguladı. Bu yenilik ise hırsızlığa karsı garanti vermeleri.
Çelik kapı sektönftde haksız rekabetin ve tüketiciyi aldatıcı birçok konunun varlığına dikkat çeken Pekgüzel şöyle dedi: "300 liraya kapı var diye anons yapıyorlar. Müşteri içeri girdiğinde ise sözünü ettiği ürünü kötüleyip başka bir ürün satmaya çalışıyorlar. Yani tüketiciyi kandırıyorlar. Tüketici garanti sorduğunda da sesleri çıkmıyor. Biz bunun garantisini veriyoruz. 5 yılı kapsayan hırsızlığa garanti veriyoruz. Hırsız tarafından kapı açılırsa hem çalınan ürünlerin hem de kapının parasını ödüyoruz. Bunu ürünümüze olan güvenden yapıyoruz. Kampanyamız 6 aydır devam ediyor. Bir diğer yeniliğimiz ise, 2014 te başlayacak. Bu da ürün beğenilmediği takdirde iade alıyoruz. Normalde ürün ambalajından çıkıp monte edildiği zaman hiçbir sekilde iade alınmaz. Ama biz yine bir ilke imza atıyoruz. Montajı yapılmış olsa bile biz ürünü geri alıyoruz. Detayları önümüzdeki günlerde netleşecek."

AYNI SUR'UN KAPISINDAN
Hem 'Sur' hem de 'Astaş' için tasarıma ve AR-GE ye ayrı bir önem verdiklerini anlatan Yalçın Pekgüzel taklitten dertli.
Pekgüzel; "Sürekli kopyalanıyoruz. Artık onlarla baş edemez noktadayız. 'Sur'un kapısıyla aynı' diye pazarlama yapıyorlar. Yasalarda da ciddi yaptırımlar yok. Şu anda mahkemelik olduğumuz onlarca firma var ama sonuç alamıyoruz. Meclis'te bekleyen 'fikri mülkiyetler'le ilgili yasanın bir an önce çıkmasını bekliyoruz. Bu arada ciddi yaptırımlar olacak" dedi.